Ana Sayfa Köşe Yazısı 13 Aralık 2018 665 Görüntüleme

KULA = TURİZM

2019 yılının Kula UNESCO Global Jeoparkı’nın turizm yılı olacak. İki üç ayrı kafileler halinde Kula’mıza gelen turizm elçileri İzmir ve civar illerden gelen turizm firma yetkilileri, rehberleri bu güne kadar Kula’yı bilmelerine rağmen tanımamış olduklarını ifade ettiler. Yüzeysel ve günübirlik gezici gruplara rehberlik yaptıklarını Kula’yı da bu turlara dahil ederek zamanla yarıştıkları ve Kula’yı bir gözümüz gördü diğeri görmedi deyip Kula’ya ayrı zaman ayrılması gerektiği hatta yapılan butik otellerin ve daha başkalarının yapılıp tamamlanması durumunda konaklamalı ve iki günlük bir zaman ayrılması gerektiğini dile getirdiler.

Demek ki her şeyin bir zamanı daha doğrusu bu duruma gelmemiz ve daha ileriye gitmemiz için zamana ihtiyacımız varmış. Kula’yı bizim bildiğimiz, Kula’lıların kendi şehirlerini tanıdıkları gibi bilmelerini istedik. Gerçi bu istekte haklıydık ama sabırsızdık. Niye haklıyız? Zamanın çok gerisinde kaldık. Kula’yı çevremizde, ülkemizde, hatta dünyada bilmeyen yok ama tanımayan çok.

Adını duymuşlar. Yerini haritadan bulmuşlar. Fotoğraflarını görmüşler. Ankara yolundan geçip gitmişler. Ama tanıtamamışız işimizle gücümüzle meşgulken turizm ne olduğunu bilmezken başkaları epeyi bi yol almış. Onlar da bilmiyorlarmış turizmi ama ellerinden tutan devlet olmuş.

Devlet, kurumlar, turizm bakanlığı, sivil toplum kuruluşları her türlü desteği: Restorasyon, otel, butik otel, tanıtım broşür, harita, maddi imkanlar daha aklımıza gelmeyen bir çok destekler sağlamışlar. Ne zamandan beri 1970-80’lerden beri. 40-50 yıl önceleri. Tamam o zamanda turizm hareketli değilmiş ancak alt yapılarını tamamlamışlar butik otele çevirdikleri yapıları, evleri, restore etmişler. Kent müzeleri, kültür salonlarını rum okullarına, kiliselere yerleştirmişler, halkı eğitmiş, hazırlamışlar. Hem geleceğe hem geleceklere hazırlanmışlar.

Bu; ev, müze, otel, lokanta sahipleri önceleri sinek avlamışlar. İşyerlerinin kapı önünde oturup laf üretmişler, müşteri, turist beklemişler, bir kısmı sabredememiş işyerlerini yabancılara bilhassa İstanbul’lulara satmışlar. Onlar önceleri sezonluk açmışlar şimdi yılın her günü açık, rezervasyonla müşteri alıyorlar.

Biz 1-0 yenik belki de 2-0 sıfır yenik başlamamıza rağmen turizm materyali, destinasyonu, jeoparkı olması yani benzetme yapacak olursak takım iyi olduğu için bu aradaki farkı kapatıp öne bile geçebiliriz.

Şimdi; herbirimizin turizm elçisi olmak zamanı, güleryüz, sevecen, selamlaşma zamanı, sorulan adresi, biz nerelere gidilir bilemiyoruz diyen yabancıları elinden tutup göstermek, ilgililere götürmek zamanıdır. Bir kapıyı açtığımızda bin kapı açılacaktır. Bir yabancı memnun olduğunda bin yabancı memnun olabilmek güleryüz görmek, ağırlanmak isteyecektir.

Turistler ile dostluklar kurulmalıdır.
Onlar, bizleri şehirlerine, memleketlerine davet edecek kadar dost olunmalıdır.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil